Kolunuzu kaldırdığınızda omuza vuran ağrıya dikkat

18.09.2022 12:58 Haber Deposu: İHA Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, omuz sıkışması sendromu ile ilgili mühim açıklamalarda bulunmuş oldu. Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, elin başüstüne kaldırıldığı durumlarda omuz çevresinde ortaya çıkan ağrının omuz sıkışmasının emaresi olabileceğinin söyleyerek, “Omuz sıkışma hastalığı Omuz eklemimizi hareket ettiren kas ve tendonların omuz kemeri denen kemiğin altında sıkışması sonucunda ortaya çıkan ağrıdır. Sendromun tipik emaresi olan eli yukarı kaldırma esnasında oluşan ağrı en belirgin özelliğidir. Omuz sıkışmasında gündüzleri oldukca ağrı olmayabilir. Yer çekiminin etkisiyle kol özgür pozisyondayken omuz eklemi aşağıya doğru indirilmiş olduğu için omuzdaki aralık genişler. Dolayısıyla orada herhangi bir sıkışma kalmaz. Bilhassa kolu yukarı kaldırınca ya da akşamları yattığımızda bu aralık daraldığı için ağrı ortaya çıkar” diye konuştu.
“Her yaşta görülebilir” Omuz sıkışmasının birçok nedenle oluşabildiğine işaret eden Prof. Dr. Avcı, açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Omuzu aşırı kullanmak, meslek ve spor aktiviteleri omuz sıkışmasına niçin olabilir. Ortaya çıkan tendon iltihaplanmaları şu demek oluyor ki tendinitler, kemiklerde omuz aralığını daraltan bazı yapısal değişimler, kas yırtıkları, hareket bozuklukları ve donuk omuz hastalığı omuz sıkışma sendromuna niçin olabilir. Omuz ağrısı olan hastaların kesinlikle ortopedi hekimine başvurmasında yarar var. Bundan dolayı meydana getirilen spora ve aktiviteye bakılırsa her yaşta görülebilir. Öte taraftan en oldukca görüldüğü yaş grubu orta yaş grubudur. Orta yaş grubunda omuz kaslarının yıpranması ve omuz eklem aralığının daralması sebebi ile omuz sıkışma hastalığını daha oldukca görüyoruz. Kimi zaman de travmaya bağlı şu demek oluyor ki bir ekip zorlanmalar neticesinde kas iltihaplanmaları, kanamaları ve ödemleri oluştuğu için de sıkışma görülebilir.”
“Tanıyı radyolojik tetkiklerle koyuyoruz”
Prof. Dr. Avcı, omuz ağrısı şikâyetiyle gelen hastaların ilkin muayene edildiğini işaret ederek şu detayları verdi: “Bunun haricinde tanı için ilk olarak röntgen çektiriyoruz. Röntgende omuz sıkışma hastalığı bulgularını görmek mümkündür. Bilhassa aralıkta daralmalar, kemik yapısında bir ekip dejeneratif şu demek oluyor ki yıpranmaya bağlı değişimler röntgenle görülebilir. Onun haricinde tanıda en oldukca kullandığımız görüntüleme yöntemi de MR’dır. MR ile hem sıkışma sendromunun sebebini hem de var ise müdahale gerektiren bir ekip yırtıkları, kaslarla ilgili değişimleri görmek mümkündür. Dolayısıyla tanısını muayene ve radyolojik tetkiklerle koyuyoruz. Tedavide ilk basamak ameliyat dışı yöntemlerdir. Ameliyat dışı yöntemler ilaçlar, enjeksiyonlar ve fizik tedaviden oluşuyor. İlaçlarla omuz bölgesindeki kas iltihaplarını gidermek mümkün oluyor. Kontrol ve tedavi amacı ile omuz eklem boşluğuna bir ekip enjeksiyonlar yapıyoruz. Bu enjeksiyonlar çoğunlukla lokal anestezik maddeler ve kortizon karışımından oluşuyor. Bunlar bu bölgedeki iltihabi değişimleri gidermekte etkili oluyor. Dolayısıyla tedavilerde enjeksiyonlardan oldukca yararlanıyoruz. Bunun haricinde fizik tedavi de oldukca etkili oluyor. Fizik tedaviden sonrasında bölgedeki hareket bozukluğuna bağlı bir ekip sıkışmaya yol açan faktörlerde ortadan kalkmış oluyor.”
“Hastaların yüzde 90’ı cerrahi dışı yöntemle kurtuluyor”
Çoğunlukla hastaların yüzde 90’ında ameliyatsız yöntemlerin başarı sağladığına dikkati çeken Prof. Dr. Cem Coşkun Avcı, “Eğer ağrının altında yatan başka bir niçin yırtık ise ya da 6 aydan uzun süre devam eden fizik tedavi ve ilaçlara karşın ağrılar geçmezse cerrahi yöntemlere başvurulur. Cerrahi yöntemler içinde de artroskopi kullanılarak bölgedeki yıpranmış tendonlar temizlenir, kemik uçları düzleştirilir, eklem aralığı genişletilerek operasyon sonrası ağrının derhal ortadan kalkması sağlanır. Tedavi sonrası sıkışmaya yol açan aktivite ya da duruma devam edilirse hastalığın tekrarlama riski yükselir. Bilhassa sporcularda bu durumu oldukca görüyoruz. Ağır spor yapanlarda, halter, voleybol, basketbol ve hentbol sporcularında hastalığın tekrarladığını görüyoruz. Altta yatan bir yırtık var ise, o yırtıklardan oluşan iltihabi tepki sebebiyle de gene tekrarlama görebiliriz” ifadelerini kullandı.

Son Dakika Haberler